Geçtiğimiz ay hükümet tarafından açıklanan yasa tasarısına göre, batılı olmayan yabancılar için Danimarka’da aile birleşimi yapmak neredeyse imkansız hale getiriyor.

Ankara Anlaşması sayesinde Türk vatandaşları yakın gelecekte yürürlüğe girecek yeni yasalardan muaf mı yoksa değil mi?

Merak edilen bu cevabı, Danimarka TV ve Haberler.dk olarak yabancılar ile ilgili konuların yanı sıra Danimarka’da çalışma ve oturma izni alanlarında uzmanlığıyla tanınan Avukat Aage Kramp ile birlikte çalışan Türk hukukçu Sümeyye çakıcıya sorduk.

İşte Sümeyye Çakıcı’nın Ankara Anlaşması ile ilgili cevapları:

Soru: Ankara Anlaşması ile Aile Birleşimi yapmak mümkün mü?

S.Ç.: “Ankara Anlaşması’nın ilk başvuru yapacak kişiler için bir faydası yok. Aile Birleşimi için başvuru yapacak kişinin Ankara Anlaşması’ndan yararlanabilmesi için Danimarka’da en az 1 yıl çalışmış olması gerekiyor.

İlk başvurularda Ankara Anlaşması’nı kullanamıyorsunuz, çünkü Ankara Anlaşması ilk başvurular için geçerli değil. İlk başvurularda Danimarka’daki kurallar esas alınıyor.”

Soru: Danimarka’da yürürlükteki ve yakın zamanda yürürlüğe girecek yasalardaki şartları, Türk vatandaşları da yerine getirmek zorunda mı?

S.Ç.: “Evet, Aile Birleşimi için başvuracak kişiler, ilk başvurularında, Danimarka yasalarındaki zorlu kuralları yerine getirmek zorunda.”

Soru: Türk vatandaşları için Ankara Anlaşması’nın hangi avantajları var?

S.Ç.: “Danimarka’da çalışan bir Türk vatandaşı, Danimarka’ya ailesini getirmek istiyorsa, 5 bin 900 kronluk başvuru ücretini ödemiyor. Birde, Ankara Anlaşması yoluyla Danimarka’ya gelen bir kişi, en az 1 yıl çalıştıktan sonra eşi vefat ederse, Danimarka’dan ayrılmak zorunda değil. Danimarka’da kalabiliyor.”